Bilinç Üniversitesi kurucusu /Bilinçolog/ Galip Diğerkâmbaran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilinç Üniversitesi kurucusu /Bilinçolog/ Galip Diğerkâmbaran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2015 Perşembe

İmam (Hazreti) Ali’den Yöneticilere

“İmam Ali’den Yöneticilere”
(Mükerrem Mete/Semerkand Yayınları)
*          “Kötülüğü iyilikle durdur.”
*          “Herkesin kıymeti iyiliği kadardır.”
*          “İyilik sayesinde hür insanlar bile köle olur.”
*          “İyilikleri azaltan ve sevaplarına güvenen aldanır.”
*          “İyilik; yapılan iyiliği az bulmakla, gizlemekle ve acele etmemekle tamamlanır.”
*          “Toplum adaletle düzelir.”
*          “Mal stoklayan isyankârdır.”
*          “Sadakati az olanın dostu da az olur.”
*          “Düşmana karşı en sağlam silah sabırdır.”
*          “Bir işi gösteriş için yapma, utandığın için de bırakma.”
*          “Gerçek yakınlık akrabalık bağıyla değil sevgi ile olur.”
*          “Kazancın azını reddetmeyin ki çoğundan mahrum kalmayasınız.
*          “Satın ama yemin etmeyin, çünkü yemin malı sattırsa bile bereketi yok eder.”
*          “Gerçek yetim anadan, babadan yoksun olan değil akıldan ve ahlâktan yoksun olandır.”
*          “Bir kimse üzerinde Allah’ın nimetleri çoğaldığında insanların o kimseye olan ihtiyacı artar.”
*          “Seni uyaran kimseyle dostluk kurmaya bak, çünkü o seni tehlikelerden korur ve sana yol gösterir.”
*          “Gerçek yakınların başın sıkıştığında kendi işlerini bırakıp senin işlerini toparlayanlardır.”
Hz. Ali [radiyallahu anh] şöyle buyurmuştur:
*          “Muvaffakiyet kılavuzların en iyisi, güzel ahlâk arkadaşların en hayırlısı, akıl dostların en mükemmeli, edep mirasların en yararlısı, kendini beğenmekten daha kötü bir yalnızlık yoktur, söyleyenin kim olduğuna değil, ne söylediğine bak, tamahkârlığa dayanan kardeşlik son bulmaya mahkumdur.”

DERLEYEN:
Bilinç Üniversitesi  kurucusu /Bilinçolog/ Galip Diğerkâm Baran 
(26. 06. 2012)
Bilinç Üniversitesi’nin,
(a)    İşlevi: “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin, zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog, antropolog  v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmak.
(b)   Amacı:  “Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu” bir dünya düzeni kurmak.

18 Ağustos 2014 Pazartesi

“İLÂHİ VAZİFE VE YÜCE YOL”

 “İLÂHİ VAZİFE VE YÜCE YOL”
Yaşayan diriler ve yaşayan ölüler. Bu iki kavram arasındaki fark, İlâhî Vazife'yle ortaya çıkar. İlâhî Vazife nedir? İlâhî Vazife'yi gerçekleştirenler, kimlerdir? İlâhî Vazife gerçekleştirenlere hiç bir zaman camilerde ve kiliselerde rastlayamazsınız, onlar putlaşmış düşüncelerin içinde kendilerini kaybetmezler, tam aksine hayatla iç içe yaşarken, bu görevlerini gerçekleştirirler.

İlâhî Vazife'yi, yani Tanrı'ya karşı vazifelerini kudretli bir şekilde yapan insanlar, sabah yataklarından kalktıkları andan, tekrar uyuma zamanı gelinceye kadar geçen süre içinde, daima çevrelerindekilere yararlı olurlar ve candan bir çalışma şekli ile kendilerini ispat ederler. Onlar her türlü şart içinde İlâhî Vazifeleri'ni unutmazlar. Hem yaşamlarını sürdürebilmek için canla başla çalışırlar, hem de bu vazifeyi yapabilmek için de, aynı şekilde çaba gösterirler.

Dünyanın kurtuluşu, insanların İlâhî Vazife'yi idrak etmeleriyle gerçekleşecektir. Bir insan günlük çalışma­larını yaparken, her yaptığı işte; başka insanlara karşı sünnetini lâyıkı ile o iş kendininmiş gibi özenle, sevecenlikle yaparsa ve kendi ruhunun sükûnetini istediği gibi; kendi arzularını yerine getiriyormuşcasına, başkalarının işini yaparken de huzur duyarsa, o insan İlâhî Vazife yapıyor demektir.  Yani insan her işi, kendininmiş gibi, kendi arzusuyla ve kalp huzuruyla yapmalıdır.

Her imtihan ve vazife, varlığa bahşedilmiş ilâhî bir lütuftur.

Aksi hâlde bunun tersini yapanlar, yaptıkları işleri, sadece zaman geçirmek için, saat doldurmak için, para kazanmak için ve sadece bencilce, egoist arzularla, kendi egolarım doyurmak için yapmışlardır ki, bu türden çalışmalarla İlâhî Vazife yapmış sayılmazlar. Zaten o insanlar, o işten gelen yararın da hayrını görmezler.

İlâhî Vazife her yerde, her, an devam eder. En ufak bir olayda insanlara negatif yayında bulunmak, İlâhî Vazife değil, şer plânına hizmettir. İnsan dünya hayatı içinde, ne iş yaparsa yapsın, her şeyden önce kendi inancı, kendi arzusu, kendi vicdanı ve kendi İlâhî Vazife aşkı ile insanlara yardımcı olabilmeyi ön plâna almalıdır. ((Mehmet Fahri Öğretici-birinci sayfa-)

AKTARAN:
Bilinç Üniversitesi Kurucusu
Bilinçolog Galip (Diğerkâm) Baran

TEL: (0252) 382 34 77 / (0535) 844 84 76
E-POSTA: galipbaran@windowslive.com

Bilinç Üniversitesi’nin:
(a)    İşlevi:  “Bilgi Çağı”  üniversitelerinin(Dünya’daki üniversitelerin tümünün), zamanla Bilinçoloji Ana Bilim Dalına dönüşebilecek “Bilinç Enstitüsü” ya da “Bilinç Kürsüsü” gibi bölümler kurmalarına yardımcı olmak; böylece, bundan böyle, yalnız bilgili değil aynı zamanda bilinçli mimar, mühendis, doktor, sosyolog, psikolog, antropolog  v.b. meslek mensuplarının yetişmesine katkıda bulunmak.

(b)   Kuruluş amacı:  Güçlünün haklı olduğu değil, haklının güçlü olduğu, eşdeyişle, “dünyevi değerler”in yerini “uhrevi değerler”in aldığı bir dünya düzeni kurmak. (18. 08. 2014)

7 Mart 2013 Perşembe

DİĞERKÂMLIK (1) ANDI

DİĞERKÂMLIK (1) ANDI
Allah’ım!..
Bundan böyle, KIRMIZIDA DURACAĞIMA, 
eş deyişle;
(A)
Aşırı tüketmeyeceğime,
Vergi kaçırmayacağıma,
Çevreyi kirletmeyeceğime,
Milli servete zarar vermeyeceğime,
Trafik kurallarını ihlâl etmeyeceğime,
Rüşvet vermeyeceğime/almayacağıma,
İmar yasasına aykırı işler yapmayacağıma,
Sağlığa aykırı alışkanlıklar edinmeyeceğime,
İş ahlakına (Ahilik İlkelerine) saygı göstereceğime,
Her şeyi devletten bekleme alışkanlığını terk edeceğime,
Bir başka deyişle, YOLSUZLUK (2) yapmayacağıma,
B)
Sayılan alanlarda yolsuzluk yapanları, “SOSYAL YAPTIRIM” olarak bilinen yöntemle uyaracağıma, ayrıca,
(C)
Uyardıklarıma, kendilerinin de başkalarını aynı yöntemle uyarmalarını önereceğime,
SÖZ VERİYORUM.

Adım-Soyadım: ……………………….
Telefonum       : ….……………….
İmzam             : ……………..

KIRMIZIDA DURMAK: Her türlü yanlış iş, davranış ve haksızlıktan kaçınmayı öngören, bireyi erdeme (3) yönlendiren bir kavram.
SOSYAL YAPTIRIM: “Kırmızıda geçmeğe kalkışanları utanmaktan başka bir tepki gösteremeyecek şekilde uyarmak”
(1) DİĞERKÂM (özgeci, elci, elsever ): Kendi yararından çok başkalarını düşünen; başkalarına yararlı olmaya çalışan; başkalarının iyiliği için elinden geleni esirgemeyen; başkalarına iyilik yapmayı yaşam ve ahlâk felsefesi yapan (kimse).
(2) YOLSUZLUK: Bir görevi, bir yetkiyi kötüye kullanma, yasaya, kurala, yönteme aykırı iş yapma.  
(3) ERDEM: Ahlâkın övdüğü ve ahlâklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçak gönüllülük, iyi yüreklilik, ölçülülük gibi niteliklerin ortak adı. Fazilet.
***(28. 10. 2012 Tarihli versiyon)